haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MS hastalarına ‘Özel MS Evleri’


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Türkiye MS Derneği’nin ortaklaşa yürütecekleri çalışmayla, yalnız ve yoksul Multipl Skleroz(MS) hastaları için ya kendi evlerinde ‘ünite’ kurulması ya da ‘Özel MS Evleri’ kurulması öngörüldü. Türkiye Nöroloji Derneği (TND) Yönetim Kurulu Üyesi ve MS Derneği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rana Karabudak, MS hastalarının her zamanki gibi yanında olacaklarını belirterek, “Bundan sonra MS hastaları çok daha yakından takip edilebilecek.” dedi.

Türkiye Multilpl Skleroz Derneği, Multipl Skleroz(MS) Günü dolayısıyla mayıs ayı boyunca planladığı organizasyonlarından birini ‘MS için farkındalık günleri’ adı altında Ankara’da düzenledi. Hasta ve hasta yakınları ile doktorları buluşturan bu etkinliğe Türk Nöroloji Derneği (TND) Yönetim Kurulu ve MS Çalışma Grubu Üyesi ve MS Derneği Üyesi Prof. Dr. Rana Karabudak, MS Derneği Ankara Şube Başkanı Doç. Dr. E. Belgin Koçer ve Fizyoterapist Prof. Dr. Kadriye Armutlu, MS Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Aşir Nadar, Nazire Yıldırım, Doç. Dr. Nurinnisa Usul ve Avukat Dilek Saygılı katıldı.

Aynı zamanda Türkiye MS Derneği Ankara Şubesi Şeref Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Rana Karabudak, toplantıda yaptığı konuşmada, MS hastalarının tedavileri ve hayatlarının kolaylaştırılması adına ilgili tüm birimlere girişimlerde bulunduklarını belirtti. Karabudak, bu konuda atılacak birçok adım olduğunu; önemli projelerin hayata geçmesi konusunda da mesafeler katedildiğini söyledi.

Baş Dönmesi, Multıpl Skleroz Hastalığının Belirtisi Olabilir


Viva Beyin ve Kalp Sağlığı'ndan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek İnce Günal, Multipl Skleroz (MS) hastalığının en önemli belirtilerinden baş dönmesinin hafife alınmamasını, sık görülmesi halinde mutlaka bir nöroloji hekimine gidilmesi gerektiğini söyledi
Birçok hastanın baş dönmesi şikayeti ile başvuru yaptığını, özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi mevsim geçişlerinde bu şikayetle gelen hasta sayısında artış olduğunu belirten Prof. Dr. Dilek İnce Günal, "Bu durumun pek çok nedeni var. Baş dönmesini tetikleyen viral enfeksiyonların bu aylarda daha sık olması önemli. Ancak aynı viral enfeksiyonlar multipl skleroz ataklarını da ortaya çıkarabilir. MS, beyin ve omurilikteki sinirlerin myelinli kılıflarını etkileyen tekrarlayıcı özelliği olan bir hastalık. Gençlerde ve bayanlarda daha sık görülüyor. Ülkemiz gibi ılıman ve soğuk iklimlerde ve beyaz ırkta çok tanı almış hasta var. Şikayetler farklı şekillerde başlıyor, düzelme ve arkasından tekrarlamalar ile devam ediyor" dedi.
ŞİKAYETLER DAHA SİNSİ İLERLER
MS hastalığının son 20 yıldır tedavisi üzerinde en çok araştırma yapılan hastalıklardan birisi olduğunu anlatan Prof. Dr. Günal, "Şu anda erken tanı ve doğru tedavi ile MS hastaları günlük yaşamlarına devam ediyor ve hastalığın ilerleme hızı kontrol edilebiliyor. MS hastalığı kendini değişik yakınmalar ile gösterebilir. Bunlardan bir tanesi ve sık görüleni baş dönmesidir.
Herkesin hayatı boyunca en az bir kez baş dönmesi yakınması olmuştur. Baş dönmesi çok farklı nedenlere bağlı olabilir. Vertigo denilen baş dönmesi tipinde kulak denge merkezini etkileyen hastalıklar, beyin damar tıkanıkları ve MS nedenler arasındadır" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Günal sözlerine şöyle devam etti: "MS'in bir bulgusu olarak baş dönmesi 1-2 gün içinde ortaya çıkar. Şikayetler daha sinsidir ve ilk günlerde günlük yaşamı pek etkilemez. Ancak takip eden günlerde artarak başka şikayetler de tabloya eklenebilir. Örneğin uyuşma, karıncalanma, yorgunluk, bacaklarda kuvvetsizlik, gözde bulanık görme, idrar yapmada zorluk veya çok sık idrar ihtiyacı olması gibi. Hastalar otururken baş dönmelerini daha rahat kontrol ederken, ayağa kalktıklarında bir tarafa doğru dengesizliklerinin arttığını bildirirler. Bazen konuşma peltekleşir ve kişi konuşurken kelimeleri bulmada zorluk yaşarlar."
TEDAVİNİN ERKEN OLMASI ÖNEMLİ
Baş dönmeleri 24 saatten uzun süren kişilerde belirtilen yakınmaların olması durumunda nöroloji uzmanına gidilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Günal, "Çünkü MS'in belirtisi olan baş dönmesinin (vertigonun) tedavisi diğer nedenlerin tedavisinden farklıdır. Erken tedavi başlanan hastaların şikayetleri daha hızlı ve iz bırakmadan düzelebilir. Aynı nedenlerle MS hastalığının tedavisinin erken ve doğru yapılması hayati önem taşır. Hastalığın ilk yıllarındaki alevli dönemde yapılan tedaviler hastalık ilerleme hızını yavaşlatır. Bu tedaviler sayesinde hastaların atakları ortaya çıkmadan kontrol edilmekte ve hastanın özürlü olmasının önüne geçilebilir"diye konuştu. 
Kaynak tıklayınız


Tags
Multipl Skleroz haber, ms vertigo, baş dönmesi


Nano teknoloji MS hastası farelerde iyi sonuç verdi

ABD'deki Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Okulu’ndan bilim adamlarının geliştirdiği nano parçacıkların kullanıldığı tedavi yöntemi fareler üzerinde başarılı sonuç verdi.

Araştırmacılar yeni tedavi yönteminin, MS hastalarının yüzde 80’inin yakalandığı, hastalığın "yineleyen-düzelen MS" adı verilen biçimini, farelerde durdurmayı başardığını belirtti.
MS, vücudun bağışıklık sisteminin, sinir hücrelerini kaplayarak yalıtan miyelin kılıfı adı verilen zara saldırarak zarar vermesi sonucu oluşuyor.
Beyin, omurilik ve görme sinirindeki sinir hücrelerini kaplayan miyelin kılıfının yok olması durumunda vücuttaki sinir hücreleri arasında elektrik sinyallerinin iletimi etkili bir şekilde yapılamıyor. Bunun sonucu olarak hastalarda, kol ve bacaklarda hissizlikten, felç ve körlüğe kadar giden pek çok belirti ortaya çıkıyor.
FARELERDE 100 GÜN İNSANDA 6 YIL
Nature Biotechnology adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmanın yazı heyetinde yer alan Stephen Miler, farelerde 100 gün boyunca hastalığın yeniden ortaya çıkmasının engellediğinin gözlemlediklerini söyledi. Bunun, bir MS hastasının ömründeki 5-6 yıllık bir süreye denk geldiğine dikkati çeken Miller, yöntemlerinin bağışıklık sistemini miyelin kılıfına saldırmayacak şekilde yeniden düzenlediğini, buna karşılık vücudun normal bağışıklık fonksiyonuna zarar vermediğine işaret etti.
Halen MS tedavisinde kullanılan tedavi yöntemlerindeyse tüm bağışıklık sistemi baskılandığı için hastalar günlük hayatta karşılaşılan enfeksiyonlara ve kanser riskine açık hale geliyor. Bilim adamları yeni yöntemle vücudun bağışıklık sisteminin miyelin zarına saldırmasını engelleyen myelin antijenini metrenin milyarda biri büyüklüğündeki nano parçacıklara tutturarak farelere enjekte etti.
DALAĞA ŞIRINGA EDİLİYOR
Laktid ko glikolid (PLG) adı verilen polimerden üretilen nanoparçacıklar yardımıyla iletilen miyelin antijeni, vücudun bağışıklık sisteminin, miyelin zarını yabancı bir madde olarak algılayarak saldırmasını önledi. Dalağa şırınga edilen miyelin antijeni tutturulmuş nano parçacıkları, burada makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerince yutulduktan sonra hücre yüzeylerinde bulunan miyelin antijenlerini bırakıyor. Böylece bağışıklık sistemi aldatılarak, nano parçacıklarını kaygı yaratmayan vücuttan atılacak ölmek üzere olan hücreler olarak algılaması sağlanıyor.
Araştırmaya, National Institutes of Health (NIH) adlı ABD hükümetine bağlı bir kurumun, Discovery Science and Technology bölümü ile MS hastalığı üzerinde çalışmalar yapan bir kuruluş olan Myelin Repair Foundation’dan bilim adamları da katkıda bulundu.
HEMEN İNSANLARDA DENENECEK
ABD Gıda ve ilaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış bir madde olan PLG’den yapılan nano parçacıklar, Kimyasal ve Biyolojik Mühendislik Profesörü Lonnie Shea tarafından üretildi. Araştırmanın yazı heyetinde yer alan Shea, FDA tarafından diğer uygulamalar için onaylanmış bir madde olan PLG’nin, yöntemin insanlar üzerinde denenme safhasına hızla geçişi sağlayacağına dikkati çekti.
MS için geliştirilen ve halen hastalar üzerinde denen bir tedavide de benzer bir yöntemin kullanıldığını belirten araştırmacılar, ancak denen bu yöntemde miyelin antijenini iletmek için nano parçacıklar yerine hastaların kendi akyuvarlarının kullanıldığını ve bunun da çok pahalı ve zahmetli bir iş olduğuna dikkati çekiyor.
Nano parçacıkların ise laboratuvar ortamında kolayca üretilebildiğini ve imalat için standart duruma getirildiğini anlatan araştırmacılar, bunun, yeni yöntemle üretilecek tedaviyi ucuz ve kolaylıkla erişilebilir hale getirdiğini vurguladı.
AA

Kaynak tıklayınız

Tags
Multipl Skleroz güncel haberler, nano teknoloji ms

Rehabilitasyon ve Rekreasyon Merkezi Açıldı

İstanbul'un 'ilk ve tek' MS Rehabilitasyon ve Rekreasyon Merkezi açıldı.

Türkiye MS Derneği, İstanbul'un ilk ve tek Rehabilitasyon ve Rekreasyon Merkezi'ni Şişli'deki Merkez Binasında açtı. Merkezin açılışı, 15 Kasım Perşembe günü Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Monik İpekel, Türkiye MS Derneği Başkanı Ayşen İnci ve Derneğin eski dönem Başkanlarından Mert Ertüre tarafından gerçekleştirildi.

Tıp dünyasının önce gelen isimleri, sağlık sektörü çalışanları ile MS'li hasta ve yakındalarının da yoğun katılımıyla gerçekleşen açılış töreninde, Merkez Binasının yapımına katkılarından dolayı MS Dostlarına teşekkür plaketi takdim edildi.

1989 yılında kurulan ve Uluslararası Multipl Skleroz Dernekleri Federasyonu (Multiple Sclerosis International Federation) üyesi olan Türkiye MS Derneği, bu tesisle Türkiye'deki MS hastalarının yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi, MS'e yönelik tedavi, psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmayı amaçlarken, ülkemizin ve ülkemizdeki MS hareketinin de uluslararası saygınlığına katkı sağlamayı hedefliyor.

Rehabilitasyon ve Rekreasyon Merkezi:

Mimari ve işlevsellik açısından Amerika ve Avrupa ülkelerindeki merkezler örnek alınarak yaratılan proje, dünyada MS konusunda en etkin kurum olan Uluslararası Multipl Skleroz Dernekleri Federasyonu'nun danışmanlığında, tam teşekküllü bir MS Merkezi olarak tasarlandı.

1.000 m2'lik kapalı alana sahip 6 katlı merkezde, fizyoterapi ve psikoterapi seanslarının yapıldığı egzersiz ve rekreasyonel aktivite; resim, müzik, ahşap ve kumaş boyama gibi faaliyetlerin gerçekleştirildiği kişisel gelişim; içinde bilgisayarların ve bir kütüphanenin de bulunduğu kafeterya; MS ile ilgili toplantıların düzenlendiği toplantı salonu ve revir gibi bölümler yer alıyor. Merkezde ayrıca MS'li hastalar için yoga dersleri, hasta yakınları, hekimler ve konuk konuşmacıların katılımıyla yapılacak pazar toplantıları da gerçekleştirilecek. MS hakkında tüm Türkiye'den posta, telefon ve e-posta yoluyla gelen soru, istek ve talepler incelenerek danışmanlık servisi de bu merkezin vereceği hizmetler arasında yerini alacak.

Multipl Skleroz (MS):

Merkezi sinir sisteminde ortaya çıkan, beyin ile organlar arasındaki iletişimi kısmen veya tamamen engelleyebilen kronik bir hastalıktır. Sinir hücrelerimiz, beynimizle organlarımız arasındaki iletişimi özel bir elektrik akışıyla sağlar. Bu akış, etrafında 'miyelin kılıfı' adı verilen esnek bir tabakaya sahip sinir lifleri aracılığıyla gerçekleştirilir. Miyelin kılıfı, sinir liflerini koruduğu gibi, bu iletişimin düzgün işlemesini sağlar. MS, bedenimizin herhangi bir bölgesinde, miyelin kılıfının zarar görmesiyle ortaya çıkan ve çeşitli işlev kayıplarına yol açan bir hastalıktır. Miyelin kılıfı yerine sertleşmiş doku oluşur ve beynimizle organlarımız arasındaki iletişim tamamen ya da kısmen engellenir. Mesajların tamamen engellenmesi ya da yanlış yerlere gitmesinden dolayı bedensel işlevler kontrol edilemez hale gelir. MS, sinir ağımızın farklı noktalarında oluşabileceğinden, belirti ve etkileri de kişiden kişiye (hatta aynı kişi için zaman içinde) farklılıklar gösterebilir.

Bundan dolayı MS, bazı belirtileri birbirine benzese de, ortaya çıkış biçimi ve seyri bakımından kişiye özel bir rahatsızlıktır. Dünyada yaklaşık 2.500.000, ülkemizde de 40.000 kişiyi etkileyen MS için kesin bir tedavi bulunmamakla beraber, uluslararası çapta tanı, tedavi ve rehabilitasyona yönelik araştırmalar devam ediyor. Multipl Skleroz'da sıklıkla rastlanan belirtiler arasında; görme bozuklukları, kas gücü ve el becerisinin kaybı, duyusal yakınmalar, konuşma bozuklukları, aşırı yorgunluk hissi, bilişsel sorunlar, cinsel sorunlar, tamamen ya da kısmen felç, denge kaybı, koordinasyon bozuklukları gibi belirtilerden biri ya da birkaçı görülebilir.


Tags
Multipl Skleroz güncel haberler

Bu ilaç ezber bozacak


Bilim adamları tek bir ilaçla Alzheimer, Parkinson ve MS hastalığının tedavi edilebileceğini açıkladı.


Söz konusu ilaç eğer başarılı olursa, hastalığın erken döneminde verilerek Alzheimer ilerlemeden etkilerini ortadan tamamen kaldırabilecek. İlaç, Alzheimer’in neden olduğu kafa yaralanmaları ve felç gibi zararları iltihabı azaltarak tedavi etmeye çalışacak.

Hayvanlar üzerinde denenen testler olumlu geçince ilaç ilk defa insanlar üzerinde denendi ve sonuçları yakında yayımlanacak. Deneylerinden gelen ilk sonuçlar, ilacın Parkinson ve Alzheimer gibi yıkıcı beyin rahatsızlıklarına karşı gelebileceğini gösterdi.

Şu anda Chicago'daki Nortwestern Üniversitesi'nde geliştirilen MW151 ve MW189 adlarıyla bilinen iki ilaç için patent alındı. İlaç, immün sisteme zarar veren iltihaplı sitokin molekülleri yok ediyor.

NÖRONLARI ÖLDÜREN İLTİHABI KESİYOR

Bilim insanları ilaçların bugüne kadar alışılmış tedavi yöntemlerinden farklı bir tedavi yürüttüğünü söylerken, yeni ilaçların beyinde yayılan ve nöronları öldüren iltihapları durduracak şekilde tasarlandığını açıkladı.

Alzheimer’in ortaya çıkış nedeni henüz tam olarak bilinmese de,  hastalığın bilinen en erken semptomu hafıza kaybı. Bu, geçmiş hafızanın korunduğu, hastalığın ilerlemesi ile birlikte sıklıkla görülen küçük unutkanlıklar evresine geçiyor. Bozukluğun ilerlemesi ile bilişsel yeteneklerdeki kayıp, frontal ve temporal lob işlevleri ile ilişkili, dil alanlarında işlev kaybı, beceri gerektiren hareketlerde işlev kaybı ve tanıma fonksiyonlarında bozulmaya doğru uzanım göstermeye başlıyor.

Kaynak için tıklayınız

'Sinsi' MS için açıktan çağrı!



Çağın hastalığı MS, Türkiye'de de 40 bin kişiyi etkiliyor. Prof. Rana Karabudak ise teşhisi zaman alan tehlike için, 'MS özür değil. Hastaların yüzde 20'si doğru tedavi sonrası ilaca ihtiyaç duymuyor' diyor.


Halk arasında 'MS' olarak bilinen Multiple Skleroz, dünyada 2 milyon, Türkiye'de ise yaklaşık 40 bin kişiyi pençesine almış durumda. Ancak doğru tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesi yükseltilebiliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Karabudak, MS Haftası'nın ardından hem hastalığı hem tedavi yöntemlerini anlattı...

- Hastalık ilk evrede aşırı yorgunluk, kaşıntı, uyuşma gibi çok genel belirtiler veriyor. Bu nedenle de teşhis konusunda zaman kaybı yaşanıyor. En zor kısmı ilk birkaç yıllık gidişatı göremiyor oluşumuz.
- Belli bir standardı olmayan ve hemen her hastada farklı seyir izleyen MS, 'özürlülük' demek değildir. Tedavi edilebilir ve özürlülüğü önlenebilir bir hastalık.

SICAKTA DURMA, İYİ UYU
- Uygun tedavi yöntemi hayati önem taşıyor. Hastalarımızın yaklaşık yüzde 20'si ilaç kullanmaya bile gerek kalmadan yaşamını sürdürüyor.
- İlk yıllarda hastalığın ne şekilde seyredeceği, hastanın ne sıklıkla atak geçireceği gibi bilgiler net olarak verilemiyor. Bu sorunu aşmanın en güzel yolu, hasta- hekim diyaloğunu sıkı tutmak ve yakın takip.
- Tedavi süreçleri hastaya göre şekilleniyor. Örneğin atak sıklığı fazla olacak gibiyse atak tedavisine yoğunlaşılıyor.
- Düzenli beslenme ve uyku önemli. Hastalarımıza katı yiyecekler yasak. Diyetler yerine sebze, meyve, yeşillik, yağsız kırmızı et ve balık öneriyoruz. Sigara kullanımı da beyin hücrelerini olumsuz etkiliyor.
- Hastalarımıza, sıcak ortamlarda bulunmamalarını öneriyoruz.
- Yürüyüş gibi ağır olmayan sporlarla ya da sevilen bir hobiyle meşgul olmak hayatın içinde yer almalarını sağlıyor.
- İnternette, 'MS özürlülükle giden, tekerlekli sandalyede sonuçlanan bir hastalıktır' şeklinde yanlış bir tanım var. MS'li bir hasta için bu yanlış bilgiler tehlikeli.
- ENGELLİ oranı hastalarımız içinde düşük. En önemlisi zihindeki engellerin yıkılması. Kamu kurumları ve belediyeler, engelliler için de düşünülmeli.
- Türkiye MS Derneği olarak hastalarımıza mücadelelerinde hem tıbbi hem sosyal destek vermek için çalışıyoruz.

'Kök hücre' emekleme aşamasında
Kök hücre konusunda umut vaadeden çalışmalar var. Ancak tedavi henüz emekleme aşamasında. 'MS'de kök hücre tedavisi var' diyebilmek için daha çok erken. Hastalar bunu çare olarak görüp ilaçlarını bırakmamalı ve değişik arayışlara girmemelidir.

Yurtdışındaki her olanak bizde de var
Çok yönlü ve bağışıklık sistemiyle bağlantılı bir hastalık olan MS, özellikle 20-40 yaş arasında görülüyor. MS'in tedavi edilebileceğine vurgu yapan Prof. Karabudak, 'Tedavi yöntemleri ve ilaç keşifleri üzerine yoğun çalışmalar var. Yurt dışında olan tedavi olanakların hepsi Türkiye'de de var' dedi.

Ruhsatsız maddeler ilaç gibi sunuluyor
Tedavi edici özelliği olmayan bazı ruhsatsız maddeler hastalara ilaç gibi sunuluyor. TV ve internette bu tür içeriği belirsiz madde ve karışımların reklamları da var. Bu tür ürünlerin tedavi edici etkisi olduğuna dair bilimsel araştırma yok. Bazı içeriklere bakınca bunu açık bir biçimde görebiliyoruz.


Kaynak
Aksam com tr, Doruk ÇAKAR / ANKARA


haber kaynağı için tıklayınız




Tags
Multipl Skleroz, MS güncel haberler, emes, Prof. Dr. Rana Karabudak

HT Sağlık Özel Programı

HT Sağlık Özel' de bu hafta, gençleri bulan hastalık MS masaya yatırılıyor.

MS' i hem uzmanların hem de MS' lilerin anlatacağı programda; Hastalığın nedenleri neler? Çevresel faktörler ve genetik MS' te ne kadar etkili? Hastalığın kimlerde ve ne zaman ortaya çıkacağı öngörülebilir mi? MS hastalarına yararlı egzersiz ve aktiviteler var mı gibi sorular yanıt buluyor. Ceyda Erenoğlu' nun hazırlayıp sunduğu programın bu haftaki konukları İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva, Türkiye MS Derneği Başkanı Ayşen İnci, Yoga Eğitmeni Deniz Zambak ve MS'li hasta Reyhan Dağ Derleyen oluyor



HABERTÜRK - HT Sağlık Özel - MS üzerine (3... ile Under_Attack



Tags
Prof. Dr. Aksel Siva, Türkiye MS Derneği Başkanı Ayşen İnci, Yoga Eğitmeni Deniz Zambak ve MS'li hasta Reyhan Dağ Derleyen, Multipl Skleroz Haber,

MS hastaları için bu bilgiler çok tehlikeli


İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mefkure Eraksoy, Multipl Skleroz (MS) hastalarının, rahatsızlıkları konusunda bu işi hakikaten bilimsel açıdan yapan yerlerden bilgilenmeleri gerektiğini belirterek, “Çünkü genel internet içerisinde daha perişan oluyorlar” dedi.


30 Mayıs Dünya MS Günü dolayısıyla İstanbul Tıp Fakültesi'nde düzenlenen “10. Multipl Skleroz Okulu” etkinliğinde MS hastaları ve yakınları, konunun uzmanlarından hastalıkları hakkında bilgi aldı.

Etkinlik öncesinde Eraksoy, bu “hasta okulu” ile bir yandan MS'le mücadele edenleri hastalık ve yeni tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirdiklerini, diğer yandan da yürüttükleri çalışmalar için geri besleme aldıklarını söyledi.

MS hastalığının, genetik yatkınlığı olanlarda, çevresel bir faktörün tetiklemesiyle ortaya çıktığını ancak bu faktörlerin henüz tam olarak tespit edilemediğini belirten Eraksoy, hastaların merkezi sinir sistemindeki sinir tellerinin kılıflarında alerjik iltihabi bir olayın meydana geldiğini, bunun görme, hareket ve dengeyle ilgili güçlükler ortaya çıkardığını anlattı. Eraksoy, tetikleyen unsur ve yatkınlığın ayrıntıları çok iyi bilinemediği için hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmadığını ancak hastalığın etkin bir şekilde kontrol edilebildiğini kaydetti.

Eraksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uzun süreli bütün hastalıklarda psikolojik zorluk söz konusu. Bu hastalığın özellikle 20-40 yaş gibi genç insanlarda görülmesi önem taşıyor. İnsanlar tam okullarını bitirdiği, meslek sahibi olduğu, aile ve iş kurduğu bir dönemde birden yaşam boyu sürecek bir rahatsızlıkla karşılaşıyor. Bu, özellikle onları etkileyen bir travma oluyor. Onun ötesinde hastalığın bazı tiplerinin engellilik yaratması söz konusu. 20-25 yaşında bir insanın, 'İleride yürüme sorunu mu yaşayacağım, tekerlekli sandalyeye mi bağlanacağım' gibi bir sıkıntıyı Demokles'in kılıcı gibi kafasının tepesinde hissetmesi gerçekten zor. Psikolojik nedenler hastalığı olumsuz etkiliyor, hastalığın kendisi de psikolojik sorunlar yaratabiliyor. Tedavinin daha başarılı olması açısından bunları çok iyi kontrol etmek ve yönlendirmek gerekiyor.”

MS'le Yaşamayı Öğreniyoruz


23. Geleneksel MS Günü'nde, uzmanlar "Herkesin MS'i kendine!" derken, MS'liler "KiMSe bilemez!" dediler.

Türkiye Multipl Skleroz Derneği, 23. Geleneksel MS Günü'nde, hastaları, hasta yakınlarını, hasta dostlarını ve konunun uzmanlarını bir araya getirdi. Oynadığı tiyatro oyununda MS'li rolüyle 6 yıl önce hastalıkla tanıştığını ve geçtiğimiz yıl MS Derneği Başkanlığı'na layık görüldüğünü söyleyen tiyatro oyuncusu Ayşen İnci, "Tek bir amacımız var, MS'li dostlarımızın yaşam kalitesiniyükseltmek" dedi.
Dünya MS Haftası nedeniyle düzenlenen buluşma gününde ortak dilek, "Umuyoruz ki, bir gün hastalığın kesin tedavisi bulunacak! Ama mevcut tedavilerle MS'imizi kontrol altında tutabiliriz" oldu. Toplantıya katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi, "MS'liler için de en önemli problemin, çalışmak isteyen engeller için istihdam yaratılması olduğunu biliyorum. Devletteki engelli istihdamını arttırmaya çalışıyoruz.
MS'in birlikte yaşanması zor bir hastalık olduğunu biliyorum. Bu nedenle de, hem hastaya hem de hasta yakınlarına destek olmak istiyoruz. Her ailenin bir sosyal destek uzmanı olacak. Ailenin sorununa göre; hastası, yaşlısı, madde bağımlısı, engellisi varsa bu destek uzmanları çözümler üretecek. Ekipler şu anda eğitim döneminde. Pilot çalışmalarımız başladı" diye konuştu.
MUTLAKA HAREKET!
MS'lilerin yaşam kalitesinin ve bağımsızlığının artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını söyleyen İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçler ise, "Yapılan çalışmalar gösterdi ki; fizyoterapiler, egzersiz uygulamaları hareket yeteneğini artırıyor

Kaynak ve devamı için tıklayınız

MS Bağışıklık Sistemi Hastalığı Değil mi?

Adli antropolog ve John Jay College of Criminal Justice' da Profesör olan Dr. Angelique Corthals, MS'in hatalı lipid metabolizması nedeniyle oluşabileceğini öne sürüyor. MS' in metabolik bozukluk olarak çerçevelenmesi neden dünyada yükselişe geçtiği ve neden kadınlarda daha fazla görüldüğü gibi hastalığın şaşırtıcı yönlerini açıklamaya yardımcı olabileceğini söylüyor. Bu yeni çerçevenin yeni tedaviler için araştırmacıları yönlendirebileceği ve eninde sonunda tedavinin bulunabileceğine inanıyor.

Hastalığın başlangıcına neyin sebep olduğunu açıklamak tam olarak mümkün olmamıştır. Genler, diyet, patojenler, D vitamini eksikliği MS ile bağlantılı olmuştur. Ancak bu risk faktörleri için kanıtlar tutarsız ve çelişkilidir.

Lipid Hipotezi
Dr. Corthals, MS'in birincil nedeninin, lipidlerin ( yağ ve benzeri bileşikler) vücuda alımı, bozulması ve serbest bırakılmasını kontrol eden hücre çekirdeklerindeki transkripsiyon faktörleri izlediğine inanıyor. Peroksizom proliferatör-aktivite reseptörleri  (PPARs) olarak bilinen bu proteinlerindeki bozulma, etkilenen doku üzerinde plaklar oluşturmak için LDL okside olarak adlandırılan 'kötü' kolesterolün yan ürünü toksike neden olur. Plakların birikimi sonuçta skar dokuya neden olan bir bağışıklık yanıtını tetikler. Temelde (PPAR) yetmezliği nedeniyle plak birikimi, immün yanıt ve koroner arterlerde skarlaşmaya neden olan ateroskleroz hastalığı ile aynı mekanizmadır.

Dr. Corthals, arterlerde lipid metabolizması sorunlu olduğunda ateroskleroz olunduğunu, merkezi sinir sisteminde olduğunda MS olunduğunu, ancak altta yatan etiyolojinin aynı olduğunu söylüyor.

Lipid dengenin bozulmasında en büyük risk faktörü yüksek LDL kolesterol. Yani eğer PPAR lar MS'in kökünde yer alıyorsa hastalık vakalarının son yıllarda neden yükselişe geçtiğini açıklayabilir. Dr. Corthals 'genel olarak insanlar sık sık yüksek LDL kolesterole neden olan şeker ve hayvansal yağların alımını arttırıyor, böylece daha yüksek oranlarda lipid metabolizma hastalığını olduğunu düşünüyoruz dedi. Aynı zamanda yüksek kolesterol tedavisinde kullanılan statin gibi ilaçların neden MS tedavisinde bazı umutlar gösterdiğini açıklar.

Lipid hipotezi MS ve D vitamini eksikliği arasındaki bağlantıya da ışık tutuyor. D vitamini LDL kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Kaynak ve haberin tamamı



Tags
Multipl skleroz haber, MS Bağışıklık Sistemi Hastalığı Değil mi?, LDL, yüksek kolesterol, MS güncel haberler, multipl skleroz blogspot

Bir sonraki aşama remiyelinizasyon tedaviler olabilir mi?


Gilenya Fingolimod’un ilk oral ilaç olarak onayından sonra, haplar ve monoklonal antikor dahil olmak üzere 6 yeni ilaç daha çalışmalara katıldı. Sonuç olarak immünmodülator ilaçlar giderek daha kalabalık hale gelmektedir.

Ekim ayında, Amsterdam’da düzenlenen ECTRIMS–ACTRIMS ortak toplantısında, Relapsing-Remitting MS tedavi adaylarının son klinik çalışma sonuçları sunuldu.

Toplantıda Biogen’in BG-12 (dimetil fumarat) adlı oral ilacı öne çıkarıldı. İlacın 2 yıllık (DEFINE) adlı FAZ 3 denemelerindeki sonuçlar ilacın nüks oranını önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. CONFIRM adlı denemelerde ise Copaxone ( glatiramer acetate) ile karşılaştırıldığında benzer olumlu sonuçların sağlandığı bildirilmiştir.

BG-12’nin başlıca yan etkileri olarak kızarma ve ishal ile birlikte şimdiye kadar temiz bir güvenlik profiline sahip olduğu görünüyor. Aynı zamanda hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde azaltmıştır. Bu verilere dayanarak, Biogen şirketi gelecek yıl düzenleyici onayı için başvurmayı planlıyor. Oral ilaç kullanım kolaylığı, etkinliği ve güvenliği ile BG-12 bazı analistlere göre en iyi oral immunomodülatör olabilir.

Başka bir umut verici gelişme, lenfositik lösemi tedavisinde onaylanmış olan ilaç Alemtuzumab. İnterferon- b1a ile karşılaştırıldığında nüks oranın anlamlı ölçüde azaltmıştır.

Diğer FAZ 3 adayları Sanofi şirketinin oral ilacı Teriflunomide, Roche/Biogen şirketinin enjektabl ilacı Ocrelizumab ve Biogen şirketinin enjektabl ilacı Daclizumab. Teva şirketinin Laquinimod ilacı ilk denemelerde başarısız oldu. Şirket önümüzdeki yılda dosya planlarının gecikebileceğini ve yerine başka bir çalışma başlatılabileceğini belirtti.

Umut veren, tüm bu onaylanan ve denenmekte olan tedaviler hastalar için önemli seçenekler sunmaktadır. Her eylem farklı bir mekanizma üzerinden etki göstermektedir. Henüz bu gelişmelere rağmen bunlar hasarlı doku onarımına yönelik değildir.

Remiyelinizasyon sürecinin etkinliğini arttırmak için çabalar devam etmektedir. Bunun için önde gelen adaylardan Biogen şirketinin Anti-Lingo1 olarak bilinen BIIBO33 ilacıdır. Oligodendrosit farklılaşması ve miyelinasyon ‘nun negatif regülatörü olan LINGO1’i hedefleyen monoklonal antikordur. Biogen şirketince fareler üzerinde yapılan bir çalışmada LİNGO1 etkinliğinin engellenmesi ile aksonal bütünlük gelişmiştir. Şu an FAZ 1 deneme çalışmaları devam etmektedir.

Klinikteki bir başka potansiyel remiyelinizasyon yaklaşımı GlaxoSmithKline şirketinin Nogo-A’yı hedefleyen, neurite büyüme durdurucu GSK1223249’dur. Amyotrofik Lateral Skleroz için FAZ 1 denemesinde olmasına rağmen bunun yanı sıra MS’de remiyelinizasyon için potansiyel tedavi olarak öne sürülmüştür.

Bu konuda birçok zorluk olmasına rağmen remiyelinizasyon tedavilerin geleceğe doğru yol aldığı görüşü gittikçe daha yaygın hale gelmektedir. Cambridge Üniversitesi’nden nörolog Alasdair Coles, geleceğin MS tedavisinde alevlenmeyi tedavi edecek, atakları durduracak ve artı neuroprotectionu sağlamak için başka bir ilaç tedavisi olacağını söylüyor. Ve immünmodülatör alan giderek daha kalabalık olmasına rağmen remiyelinizasyon yaklaşım tamamen açık kalır.

Kaynak Tıklayınız

Özet Çeviri: E. Yücel (Under Attack)




Tags
Multipl Skleroz güncel haberler, MS yeni tedavi araştırmaları, BG-12, Alemtuzumab, Teriflunomide, Ocrelizumab, Daclizumab, Laquinimod

Gilenya 0,5 Mg (Fingolimod), Ek2-G / Yurtdışı İlaç Listesi'ne Girdi

Multipl Skleroz (MS) tedavisinde hastalar açısından çok önemli bir tedavi alternatifi oluşturan ve yüksek etkinliğe sahip "tek oral tedavi" olan fingolimod etken maddeli Gilenya 0,5 mg; Ek2-G / Yurtdışı İlaç Listesi'ne girdi.


Novartis tarafından geliştirilen ve Multipl Skleroz (MS) tedavisinde hastalar açısından çok önemli bir tedavi alternatifi olan, yüksek etkinliğe sahip tek oral tedavi fingolimod etken maddeli Gilenya 0,5 mg, 5 Kasım 2011 tarihli resmi gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayınlanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği"ne göre Ek2-G / Yurtdışı İlaç Listesi'ne girdi. 

Türkiye'de ruhsat onayı 18.04.2011 tarihinde alınan ve "Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi"nde (EK-2) yapılan bu düzenleme ile birlikte bedeli geri ödenecek ilaçlar listesine dâhil edilen Gilenya 0,5 mg (fingolimod) tedavisi Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) üzerinden Türk tıbbının hizmetine sunuldu. 

"Ataklarla seyreden MS" hastaları için ataklar ve özürlülük gelişimi üzerinde etkili bir seçenek olan Gilenya, yıllık atak sayısında placeboya göre %54, standart tedaviye göre %52 oranında azalma sağlayarak yüksek klinik etkinlik sunuyor. 

MS tedavisi için onaylı tüm tedavilerin enjeksiyon şeklinde (subkutan veya intramüsküler) veya intravenöz infüzyon şeklinde uygulanmak zorunda olduğu günümüzde Gilenya yüksek etkinliğin yanı sıra oral yolla uygulanan bir tedavi seçeneği olarak bu ihtiyacı karşılıyor.


İlgili Konular
- Gilenya Kullanma talimatı

- Gilenya için FDA onayı




Tags
Multipl Skleroz Gilenya tedavisi, MS hap tedavisi, Gilenya nasıl kullanılır, etkinliği, yan etkileri

MS'in nedeni, bağırsak bakterileri mi?

Alman bilim insanları, multiple skleroz (MS) hastalığına, bağırsak florasında bulunan zararsız bakterilerin neden olabileceğini açıkladı.

ANKARA - Bilimciler, sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, bağırsak bakterilerinin, genetik olarak MS'e yatkın insanlarda hastalığa yol açabileceğini gördü.

Max Planck Enstitüsü bilim insanları, zararsız bağırsak bakterilerinin genetik yatkınlığı bulunanlarda bağışıklık sisteminin aşırı tepki göstermesine neden olabildiğini, bunun sonucunda da bağışıklık sisteminin kendi sinir sistemine saldırdığını tespit etti.

Araştırmacılar, MS oluşumunda hangi bağırsak bakterilerinin rol oynadığını ayrıntılı olarak tespit etmek için çalışmalarını sürdürecek.

MS oluşumunda beslenmenin önemli rol oynayabileceğini belirten araştırmacılar, beslenme şeklinin, bağırsak bakterilerini belirlediğini hatırlattı.
 
Kaynak
ntvmsnbc com
 
 
Tags
Multipl Skleroz haber, MS haberleri, güncel haberler, multiple skleroz haberleri

Vardiyalı çalışma MS riskini artırıyor

Gençken vardiyalı bir işte çalışanların Multiple Skleroz (MS) hastalığına yakalanma ihtimalinin iki kat arttığı ortaya çıktı

ANKARA - Stockholm Karolinska Enstitüsü bilim insanlarının Anna Karin Hedström başkanlığında yaptığı ve sonuçları Annals of Neurology dergisinde yayımlanan araştırma, 20 yaşından önce en az üç yıl vardiyalı bir işte çalışanların MS olma ihtimalinin neredeyse yüzde 50 arttığını gösterdi.

Yaşları 16 ile 70 arasında 13 binden fazla kişi üzerinde yapılan değerlendirmede, bilim adamları, genç yaşta vardiyalı işte çalışmak ile MS hastalığı arasında doğrudan bağlantı tespit etti.

Vardiyalı işlerde çalışmanın aralarında kalp, dolaşım, tiroit bezi rahatsızlığı ve kanserin de bulunduğu bir dizi hastalığa yakalanma ihtimalini artırdığını belirten bilim adamları, buna yetersiz uyku ve biyolojik saatin bozulmasının yol açtığını tahmin ediyor.

Kaynak tıklayınız

Tags
Multipl Skleroz haber, MS haberleri, güncel haberler

Yürüyemeyen MS'liler şimdi 'peşinden koşuyor'

Hastalığı ilerledikçe hareket kaybı yaşayan MS'liler artık egzersiz, spor ve fizik tedaviyle ayağa kalkıyor! Milli basketbolcuların doktoru Adnan Bağrıaçık, yaklaşık bin hastasını bu şekilde yürütmeyi başardı.

Türkiye Milli Basketbol Takımı'nın doktoru Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Adnan Bağrıaçık, düzenli yaptırdığı egzersizlerle MS'li hastaların tedavisini hızlandırmayı başardı. Hastalığın seyrinin herkeste farklı olduğunu ancak tüm MS'lilerin mutlaka egzersizden yararlanabileceğini söyleyen Dr. Bağrıaçık, kendi kurduğu Orthopedia Özel Dal Merkezi'nde sosyal güvencesi olsun ya da olmasın bütün MS hastalarına ücretsiz fizik tedavi hizmeti sunuyor. MS hastalarına bu özel ilgisinin altında babasının bu hastalık yüzünden vefatının yattığını söyleyen Bağrıaçık, 'Başta ABD olmak üzere dünyada MS ile ilgili her şeyi araştırdık. İlaçların yanında egzersiz, spor ve fizik tedavinin de katkısı büyük. Kasları çalıştırmaya ve güçlendirmeye yönelik uygulamalardan müthiş sonuçlar aldık. Egzersizin herkesin hayatını kolaylaştırıcı bir basamak olacağına inanıyorum. Yeter ki hastalar inansın ve uygulasın. Hem nöroloji uzmanlarının hem de terapistlerin tedavisini aksatmasınlar' dedi. Bugüne kadar tedavilerinde önemli aşama kaydeden yaklaşık bin hastasıyla ilgili bir çalışma hazırlayan Bağrıaçık, Ulusal Nöroloji Kongresi'nde de bununla ilgili bir sunum yapmayı planlıyor.

MS hastalarında yüzde 70 iyileşme sağlandı

Sapanca'da düzenlenen 1. Kök Hücre Araştırmaları Kongresi'ne katılan Prof Dr. Burt, MS'in kök hücre uygulamasıyla tedavisindeki son çalışmaları hakkında bilgi verdi. Burt,MS'in, otoimmun hastalık olarak adlandırıldığını, hastanın kendi bağışıklık sistemine ait hücrelerin, bilinmeyen bir nedenle kişinin kendi hücrelerine saldırdığını söyledi.
Prof. Dr. Burt, kök hücre uygulaması konusunda 10 yıldır çalıştığını, hastalığı kök hücreleriyle tedavi edilebilmek için önce hayvanlarda daha sonra da birçok hastada bunu denediğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bugüne kadar felçli durumdaki 200'den fazla MS hastası, kök hücre yöntemiyle tedavi edildi. Hastalar, tedaviden sonra, hiçbir ilaca ya da desteğe gereksinim duymuyor, sağlıklı bir insan gibi yaşıyor. Tedavide yüzde 60-70 gibi bir başarı sağladık. Yaptığımız iş, bilgisayarı resetlemek gibi bir şey. Önce hastanın kemik iliğinden kök hücre alınıyor, sonra bağışıklık sistemi tamamen yok ediliyor. Ardından da alınan kök hücre yeniden hastaya enjekte ediliyor. Böylece hastanın bağışıklık sistemi yeniden oluşturuluyor. Hasta, 20 gün hastanede kalıyor, sonra tamamen özgür oluyor. Tedavinin önümüzdeki süreçte çok daha etkili olacağına inanıyorum. Dünyanın dört bir tarafından gelen hasta var. Onların iyiye gittiğini görmek, umut verici. İlaç ve kortizon kullanmak zorunda kalan birçok hastam iyileşti. Amerika, Paris ve Brezilya'da çalışmalarımız devam ediyor.”

Stres ve travma MS’i tetikliyor

İSTANBUL - Multipl Skleroz hastalığı, merkezi sinir sisteminde görülüyor. Merkezi sinir sisteminin sinir hücrelerinden çıkan ve akson olarak isimlendirilen uzantılarının ve bu uzantıların çevresini saran miyelin olarak isimlendirilen yapıları etkiliyor. Başta bağışıklık sistemi hücreleri olmak üzere hasar gören bu yapılar, hastalığı ortaya çıkarıyor.

Hastalığın daha çok yetişkinlik döneminde kendini belli ettiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, genetik yatkınlık olmakla birlikte, araştırmalarda hastalıktan sorumlu belirli bir genin bulunamadığını söylüyor. Hastalığın farklı tiplerde görüldüğünü söyleyen ve bu tipler hakkında bilgi veren Prof. Kocaman, MS’in belli başlı belirtilerini şöyle sıralıyor:

“Hastalık çok farklı ve kişiden kişiye değişken belirti ve bulgularla başlayabilir. Bu belirtiler hastalığın başlangıç dönemlerinde genellikle kendiliğinden de düzelebildiği için hastaların hekime başvurması ve tanı alması gecikebilir. Başlıca belirtileri arasında şunlar yer alıyor:

MS'le ilgili yeni keşif

Bilim adamları, genlerde, Multiple Skleroze (MS) hastalığında rol oynayan yeni varyasyonlar buldu...

Bu genetik varyasyonlar, MS'in bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu tezini destekliyor.

Uluslararası bir ekip tarafından yapılan ve sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırma, MS hastalığında insan hücreleriyle bağışıklık sistemi faktörleri arasında bağ bulunduğunu gösterdi.

15 farklı ülkeden, 9 bin 700'ün üzerinde MS hastasının verilerini yaklaşık 17 bin 400 sağlıklı insanın bilgileriyle kıyaslayan araştırmacılar, MS ile ilgili daha önce belirlenen 20 genin yanı sıra 29 yeni gen varyasyonu tespit etti. Bu genler MS hastalığına yakalanma riskinde rol oynuyor.

Yeni tespit edilen genler, hücresel bağışıklıkta önemli rol oynayan T-lenfositlerine işaret ediyor. Yeni genlerin büyük bölümü, başka bağışıklık sistemi hastalıklarında da rol oynuyor.

Araştırma, MS hastalığında D-vitamini metabolizmasının rol oynadığı tezini de doğruluyor, çünkü bulunan genlerin ikisi bu metabolizmayla ilgili.

AA

Kaynak


Tags
Multipl Skleroz, MS haberleri güncel

İzmir Ms Derneği'nde Engellilere Ulaşım Kolaylığı



İzmir'de 23 yıldır faaliyet gösteren İzmir Multipl Skleroz Derneği, Narlıdere semtinde yer alan Türkiye'nin ilk Multipl Skleroz Rehabilitasyon Merkezi'nde psikoterapi, fizyoterapi ve hidroterapi tedavisi almakta olan hastaların tedavi hizmetlerine, engelli üyelerinin ise dernek merkezinde yapılan tüm etkinliklere kolayca ulaşımını sağlamak için önemli bir adım attı. İçinde özel asansör sistemi bulunan ve ikisi tekerlekli sandalyeye bağlı engelli olmak üzere toplam 16 kişiyi taşıyabilen 'engelli aracını' faaliyete geçirdi.


Dernek üyelerinin, dernek ve rehabilitasyon merkezine toplu taşıma araçları ile ulaşmaya çalışmaları halinde karşılaştıkları sıkıntıları yaşamadan, üstelik toplu taşıma araçları ile hemen hemen aynı ücreti ödeyerek kendileri için özel tasarlanmış araç ile ulaşabilmelerinin mümkün olabileceği belirtildi. Bu amaçla 10, 20 ve 50 kullanımlık hazırlanan ve 'Multijet' adı verilen özel kartların İzmir MS Derneği'nden temin edilebileceği açıklandı. 1988 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Egemen İdiman'ın öncülüğünde kurulan bir sivil toplum örgütü olan İzmir MS Derneği, başlangıçta hasta, hasta yakını ve konuya ilgi duyan hekim, hemşire, psikolog, fizyoterapist ve sosyal hizmetler uzmanlarının bir araya gelmesi ile çalışmalarına başladı. 2008 yılından itibaren ise Türkiye'nin ilk Multipl Skleroz Rehabilitasyon Merkezi hayata geçirilerek önemli bir adım atıldı. Yenilikçi bakış açısı ile organizasyonlarını sürdüren dernek yönetimi, engellilerin sorunlarına duyarlılık göstererek bir ilki gerçekleştirdi.

Etkinliklerini Narlıdere Şehit Kubilay Sokak'ta yer alan dernek binasında sürdürdüklerini belirten Derneğin yeni Başkanı Nöroloji Uzmanı Dr. Gökhan Gürel, Başta MS hastalığına bağlı engelliler olmak üzere diğer tüm engellilerin sehir içi ve şehirlerarası ulaşımlarında kolaylık sunabilmeyi hedefliyoruz. Bir engellinin evinden hastaneye, işinden evine, hatta havaalanından oteline hiç sıkıntı yaşamadan ulaşabilmesini istiyoruz. Ülkemizde engellilerin çektiği ulaşım sıkıntılarını çok iyi biliyoruz. Gönlümüz, gelecekte bu hizmetleri tamamen ücretsiz verebilmekten yana. Bunun finansmanını sağlamak için sponsor arayışımız sürüyor. Sosyal sorumluluk projelerimiz, sağlanacak destekler ölçüsünde büyüyecek dedi. Ayrıca dernek bünyesinde hizmet veren engelli aracının, kişi ve kurumlara kiralanabildiği, konu ile ilgili olarak 0 232 -238 88 88 numaralı telefon ile iletişim sağlanabileceği belirtildi.

Kaynak

MS hastalarına kök hücre tedavisi

Avrupa'daki araştırmacılar, multipl skleroz (multiple sclerosis - MS) hastalarına uygulanacak kök hücre tedavisinin ilk büyük denemesine başlıyor.

Araştırmacılar, "hastanın kendi iliğinden alınan hücrelerin enjekte edilmesi hastalığın beyin ve omuriliğe verdiği zararı yavaşlatabilir ve hatta geri döndürebilir mi?" sorusunun cevabını arıyor. Deneme sürecine, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden 150 MS hastası katılacak.

Hastaların kemik iliğinden alınacak kök hücreler, laboratuvar ortamında büyütülecek ve hastanın kanına yeniden enjekte edilecek. Kök hücrelerin beyne ilerleyeceği ve MS'in verdiği zararı tamir edeceği umuluyor.

Londra'daki Imperial College Üniversitesi'nden doktor Paolo Muraro, "Kök hücrenin etkin bir tedavi olabileceğine ilişkin oldukça güçlü laboratuvar kanıtları bulunuyor." dedi.

Araştırmanın fon sağlayanları arasında olan İngiltere MS Derneği ise henüz işe yaradığı kanıtlanmamış kök hücre tedavisinin erişime sunulmasına ilişkin kaygılarını da ifade etti.

Deneme başarılı olursa bile, etkin bir tedavinin geliştirilmesi yıllar sürebilir. Dünyada üç milyon, İngiltere'de ise 100 bin MS hastası olduğu düşünülüyor.

Hastalığa bağışıklık sisteminin vücuda saldırması ve beyin ve sinir hücrelerinde bulunan miyelin isimli maddeye zarar vermeleri yol açıyor.

Kaynak
BBC Türkçe
Güncelleme: 15:48 TSİ 29 Temmuz. 2011 Cuma




Tags
Multipl Skleroz kök hücre tedavisi, araştırmaları, haber, ms